Dünyanın En Gizemli Kitabı

Voynich El Yazması: 600 Yıldır Kimsenin Çözemediği Dünyanın En Gizemli Kitabı
Kriptografların (şifre bilimciler) kabusu, tarihçilerin açmazı ve komplo teorisyenlerinin kutsal kâsesi... Eğer tarih bir bilmeceler denizi olsaydı, "Voynich El Yazması" bu denizin en derin, en karanlık ve en anlaşılmaz noktası olurdu. Düşünün: 600 yıl önce yazılmış, 240 sayfalık bir kitap. İçindeki dili kimse konuşamıyor, alfabeyi kimse okuyamıyor ve çizimlerin ne anlama geldiğini kimse bilmiyor.
Yale Üniversitesi Beinecke Nadir Eserler Kütüphanesi'nde MS 408 koduyla korunan bu el yazması, neden Dünyanın En Gizemli Kitabı olarak anılıyor? Gelin, bu Orta Çağ bilmecesinin sayfalarını birlikte çevirelim.
Voynich El Yazması Tam Olarak Nedir?
Bu gizemli eseri 1912 yılında İtalya'da bulan sahaf Wilfrid Voynich'in adıyla anılan el yazması, aslında çok daha eski. Yapılan karbon testi, kitabın yapıldığı parşömenlerin 15. yüzyılın başlarına (1404-1438) ait olduğunu kanıtlıyor. Peki, bu kitabın içinde ne var? İşte işlerin tuhaflaştığı yer burası. Kitap, içeriğine göre kabaca altı bölüme ayrılmış görünüyor:- Botanik: Dünyada var olduğu bilinmeyen, fantastik bitkilerin detaylı çizimleri.
- Astronomik: Güneş, ay ve yıldızları içeren dairesel diyagramlar ve Zodyak sembolleri.
- Balneolojik (Banyo): Yeşil renkli tuhaf sıvılarla dolu, karmaşık borularla birbirine bağlanan havuzlarda yıkanan küçük, çıplak kadın figürleri.
- Kozmolojik: Anlaşılması güç, dairesel desenler ve haritalar.
- Farmasötik: Bitki kökleri, yapraklar ve yanında duran kavanoz çizimleri (muhtemelen tıbbi tarifler).
- Metin (Tarifler): Yıldız işaretli paragraflardan oluşan, muhtemelen bir fihrist veya notlar bölümü.
"Voynichese": Çözülemeyen Dil
El yazmasının tamamı, "Voynichese" olarak adlandırılan, daha önce hiçbir yerde görülmemiş, akıcı ve karmaşık bir alfabeyle yazılmış. Bu bir şifre mi? Yoksa unutulmuş bir dil mi? İşte bu el yazmasını dünyanın en gizemli kitabı yapan şey de bu dilin yapısı. Dilbilimciler, metnin rastgele karalamalar olmadığını belirtiyor. Kelimelerin belirli bir sıklığı var, harfler belirli kurallara göre bir araya geliyor; yani gerçek bir dilin tüm istatistiksel özelliklerini taşıyor (Zipf Yasası). Buna rağmen, II. Dünya Savaşı'nın efsanevi şifre kırıcılarından günümüzün en gelişmiş yapay zeka algoritmalarına kadar, hiç kimse, ama hiç kimse metinden anlamlı tek bir kelime bile çözemedi.